Yıkımın Ortasında Doğan Bir Kitap: Ayça Yıldırım’dan “Yanar mı Döngü?”

Ankaralı genç yönetmen ve yazar Ayça Yıldırım, hayatın içinden süzülen güçlü bir dönüşüm hikâyesini okurla buluşturuyor. 25 yaşındaki Yıldırım, yaklaşık 1,5 yıldır karavanda sürdürdüğü yaşam biçiminin kendisine hem fiziksel hem de ruhsal anlamda geniş bir alan açtığını söylüyor. Sinema ve televizyon dünyasında yardımcı yönetmenlik ve yönetmen yardımcılığı yapan, aynı zamanda kendi müzik kliplerini yöneten Yıldırım, bugünlerde seslendirme alanında da eğitim alıyor.

Yazı, ses ve görüntüyü aynı hikâyenin farklı dilleri olarak gördüğünü ifade eden Yıldırım, üretmenin kendisi için bir ihtiyaç olduğunu vurguluyor:
“Üretmeyi, anlatmayı ve hissettiklerimi bir şekilde dışarı taşırmayı seviyorum.”

Yıkımın İçinden Doğan Bir Seçim Anı

Yıldırım’ı bu kitabı yazmaya iten süreç ise hem bireysel hem de toplumsal bir kırılma anına dayanıyor. Kendi hayatında birçok şey üst üste yıkılırken, bir yandan da kentsel dönüşümle yerle bir edilen binalara tanıklık ettiğini anlatıyor:

“Her gün hem içimde hem dışımda bir yıkım görüyordum. O anlardan birinde kendime şunu söyledim: Ya yıkılan duvarları izlemeye devam edeceğim ya da kendi binamı kuracağım. İşte bu kitap tam olarak o eşikte doğdu.”

Bu eşik, yazar için “kalmak mı, yeniden başlamak mı?” sorusunun cevabına dönüşüyor.

Bir Döngünün İçinden Geçmek

Kitabın ismi “Yanar mı Döngü?”, Yıldırım’ın uzun süre içinde kaldığı ruhsal tekrarları ve dönüşümü temsil ediyor. Aynı acılara, aynı karanlıklara tekrar tekrar döndüğünü söyleyen yazar, bu süreci şöyle anlatıyor:

“Döngünün içinde yanıyordum. Bir an ‘Yanar mı döngü?’ dedim. Soruların bana ait olduğunu ama cevapların yaradana ait olduğunu düşündüm. İsim aramadım, isim kendiliğinden geldi.”

Yıldırım’a göre kitap, defalarca yaşanan içsel dönüşümlerin bir kaydı; bitmiş sanılan bir yerden yeniden yanmayı ve ardından kendi ışığıyla yoluna devam etmeyi anlatıyor.

Çığlık mı, Sığınak mı?

Kitabın bir iyileşme süreci mi yoksa bir isyan mı olduğu sorusuna ise net bir yanıt veriyor: İkisi birden.

“Önce isyan etti. İçimde biriken her şey yazıya döküldü. Sustuklarım konuştu. Sonra o isyan yavaş yavaş iyileştirmeye başladı. Yazdıkça nefes aldım.”

Yıldırım için “Yanar mı Döngü?”, hem bir çığlık hem de bir sığınak. Okurunu da kendi döngülerine bakmaya, yıkımın ortasında bir seçim yapmaya davet eden bir anlatı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Exit mobile version